Skip to content

Category: Other

MY PLAYLIST PT.5

Henri Matisse, La Musique, 1939

Quizler, biyoloji vizesi, sunumlar, hastalık, meşguliyet ve üşenmenin sonucu olarak iki haftadır bir tane bile yazı yazmamışım. Her ne kadar blogumun adı “Fashion Wonderer” olsa da blogumda moda harici şeylere daha fazla yer vermek istiyorum o yüzden de bayadır devam etmediğim “Oynatma Listem” adlı seriye devam edeyim dedim. Şu sıralar sürekli dinlediğim şarkıları merak ediyorsanız ya da dinleyecek farklı şarkılar arıyorsanız sizi yazının devamında bekliyor olacağım.

As a result of quizes, biology midterm, presentations, sickness, busyness and procrastination, I didn’t write even a single post in the past two week. Even though my blog’s name is “Fashion Wonderer” I want to give much more space to things that are not about fashion much more so that’s why I wanted to continue to my series called “My PlayList”. If you are wondering the songs that I’m listening to nowadays or you are in search of different songs to listen, I’ll be waiting you at the rest of my post.

Sunmi | Noir

Queen | Another One Bites the Dust

Tamar Braxton | My Forever

Jonas Brothers | Sucker

Aaron Smith, Krono, Luvli | Dancin (Krono Remix)

Queen | Don’t Stop Me Now

MAMAMOO | gogobebe

Brassroots District | Repetition

Lauren Jauregui | More Than That

Madison Beer | Fools

Taemin | Want

Paramore | crushcrushcrush

The Pretty Reckless | Light Me Up

EXO | Love Shot

Justin Timberlake | Higher Higher

Dua Lipa ft. BLACKPINK | Kiss and Make Up

Chung Ha | Gotta Go

Beyoncé | All Night

India.Arie | Get it Together

Craig David ft. Sting | Rise & Fall

Miguel | Sure Thing

Leave a Comment

THE BARCELONA PAVILION


Bloggerlığa ciddi olarak başlamama katkısı olan en önemli platformlardan birisi olan Pinterest’te yıllardır sık sık gördüğüm ve her görüşte hayran olduğum yapılardan birisine, Ludwig Mies van der Rohe tarafından tasarlanmış olan bu Barselona Pavyonu nam-ı diğer Alman Pavyonu’na blogumda yer vermezsem olmazdı. Modern mimarinin öncülerinden biri olarak kabul edilen Mies’in bu tasarımı 1929 Uluslarası Fuarı’nın bir parçasıydı ve amacı da bir bakıma Almanya’nın I. Dünya Savaşı sonrası modern ve yenilikçi yapısını yansıtmaktı. İç Mimarlık okumaktan neredeyse son dakika vazgeçmiş birisi olarak size verebileceğim en kısa bilgi bu kadar, sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.

It would be a shame if I didn’t give a space to this Barcelona Pavilion aka Germany Pavilion on my blog, which is one of the buildings that I’ve been coming across a lot and admiring whenever I see on Pinterest, which is one of the most important platforms that made me start being a blogger. This design of Mies, who is accepted as one of the pioneers of modern architecture, was a part of 1929 International Exposition and purpose of this design was to reflect Germany’s modern and innovative side after First World War. As a person who gave up on studying Interior Design almost last minute, this is the shortest information I can give to you, I’m just gonna leave you and pictures alone.

Leave a Comment

HEAVEN ON EARTH: JUVET LANDSCAPE HOTEL

Birkaç gün önce Pinterest’te karşıma çıkan bu otel resmen Dünya’da bulunan bir cennet gibi: Juvet Landscape. Norveç’in güzel doğasının tam içinde bulunan mimari bir harika olan bi otel aynı zamanda henüz izleyemediğim “Ex Machina” adlı filmin çekildiği otelmiş aynı zamanda. Minimal ve etkileyici mimariye sahip bu otelin fotoğraflarını görür görmez aşık oldum ve “Ölmeden Yapılması Gerekenler” listeme burada konaklamayı ekledim. Bence benim pek konuşmama gerek yok, sizler için topladığım fotoğrafları görünce neden aşık olduğumu anlayacaksınız zaten.

This hotel that popped out of Pinterest a couple of days ago is literally like a heaven on Earth: Juvet Landscape. This hotel that is an architectural wonder that is in the beautiful nature of Norway is the hotel where the movie called “Ex Machina”, which I couldn’t watch yet, was shot in at the same time. I fell in love with this hotel that has minimal and impressive architectural features as soon as I saw its pictures and added a stay in there to my “Bucket List”. I feel like there is no need of me talking any further, you’ll understand why I fell in love with it when you see the pictures I collected for you.

Leave a Comment

STARTER PACK TO ACHIEVE OLSENS’ STYLE

Son zamanlarda yazılarıma hep aynı cümleyle başlıyorum sanırım ama tekrar demem gerek: Beni uzun zamandır takip ediyorsanız (evet, tekrarlayıp durduğum cümle bu), belki Olsenların tarzına uymaya çalıştığımı, onları örnek aldığımı biliyor olabilirsiniz. Tarzlarını gerçekten seviyorum çünkü bence gerçekten kendilerine has tarzları var, onları efsane ikizler yapan en büyük sebeplerden biri tarzları zaten.

Tarzlarını tanımlamak için ise bize genelde eforsuz bir şıklık sunduklarını, minimalist bir çizgi izlediklerini; lacivert, siyah, gri, beyaz ve toprak tonlarından oluşan bir palet kullandıklarını ve mevsimin ne olduğunu umursamadıklarını söyleyebilirim. Ben şahsen eski bohem tarzlarını değil şu anki tarzlarını örnek alıyorum, niye örnek alıyorumun cevabı ise tarzlarının aynı zamanda zamansız oluşu ve ben zaten çok desen ve renk taraftarı birisi değilim ve sundukları bu eforsuz şıklığı da seviyorum. Bu yazımda da şu anki tarzlarını yakalamak için 15 parçalık bir başlangıç paketi paylaşacağım zaten. Onlar kadar iyi olabilir miyiz bilmiyorum ama en azından onların izinden giderek bu eforsuz ama güçlü ve sürdürülebilir tarzı yakalayabiliriz. Başlangıç paketini ve Olsenların bazı kombinlerini görmek için yazıyı okumaya devam edin.

I’ve been starting my latest posts with this one same sentence over and over again but I gotta say it again: You might know that I’m trying to catch Olsens’ style, that I see them as my style mentors if you’ve been following me for a long time (yes, this is the sentence I keep repeating). I really love their style because I think they really have a unique style, after all, one of the biggest reasons what makes them the legendary twins is their style.

I can say these things to define their style: They usually serve effortless chicness, they follow a minimalist way; they use a palette which consists navy, black, grey, white and neutral tones and I also can tell that they don’t care about what weather it is. I personally don’t follow their old boheme style, I follow their current style, the answer why I follow their latest style is that their style is also timeless and well, I’m not a big fan of patterns and colors and I also love the effortless chicness they serve. In this post, I’ll be sharing a starter pack made out of 15 pieces to achieve their current style. I’m not sure if we can be as good as they are but at least we can catch this effortless but bold and sustainable style by following their path. Continue reading to see the starter pack and some outfits of Olsens.

Leave a Comment

A MINI DAILY REMINDER

Kolye Necklace, CADETTE JEWELRY.

CONTINUE READING TO SEE ENGLISH VERSION

Belimdeki bu beyaz lekeler neden var bilmiyorum, küçüklüğümden ber varlar ve sanırım pigment kaybı gibi bir şey yüzünden varlar ama pek umursamıyorum, seviyorum onları. Aynı zamanda birsürü çatlağım var, nasıl göründüklerini seviyor muyum emin değilim ama onlara değer verdiğimden eminim çünkü sağlığıma geri kavuşmak ve istediğim vücuda ulaşmak için 1 yıl ve yaklaşık 2 ay içinde 65 kilo verdim.

Leave a Comment
       

Fashion Wonderer © 2018 by Eda Onay since 2015 | Theme by Compete Themes