Skip to content

Category: Other

4 YEARS WITH FASHION WONDERER

Header pic credits:  Mark Rothko’s painting, Eda Onay (me), Barcelona Pavilion, Rosie HW, Sicky Mag, Reike Nen, The Peter Do, Fashion Meets Art, Henri Matisse’s drawing

Blogumu WordPress.com’dan WordPress.org’a taşırken eğer bir aksilik olmayıp herhangi bir yazımı kaybetmediysem bu yazı blogumda yazdığım 255. yazım oluyor. Aslına bakarsanız düşününce diğer bloglara kıyasla 4 yıl için az bir sayı bu. Hep diyorum, bıkmış olabilirsiniz ama bir yandan öğrenci olunca ya yoğunluktan ya da yorgunluktan yazı yazamıyorum bazen. Bu sebepten dolayı da kimi zaman blogumu kapatmayı, en azından alan adını ve sunucusunu iptal etmeyi düşünüyorum çünkü aktif olamadığım için ne yalan söyleyeyim param biraz boşa gidiyor açıkçası. Bu dediğim blogumu sık sık takip edenlerinizi üzmüş olabilir, beni de üzüyor ama aklımda pek çok düşünce var bayağı uzun bir süredir. Yazılarıma Tumblr’dan canım istediğimde devam etmeyi düşünüyorum aslında, Instagram hesaplarım ise zaten hep açık kalacak ve belki de YouTube’a odaklanırım, bilemiyorum, gelişmelerden muhakkak haberdar olursunuz zaten. Her neyse, blogumun 4 yıllık geçmişine odaklanayım. 21 Haziran 2015’te açtım aslında ama yazı yazmaya 28 Haziran’da başladım. Acaba 28’inde mi kutlamalıyım diye 4 yıldır düşünüyorum ama bir arkadaşım “Bir bebeğin doğduğu gün mü doğum günü olur yoksa yürümeye başladığı gün mü?” demişti o yüzden hep 21’inde kutlamaya devam ediyorum. 4 yıldır amacım yazılarımda moda dışına da çıkabilmekti, ne kadar becerebildim bilmiyorum, mimariye, seyahate ve müziğe de yer verdim zaman zaman ama tabii ki asıl konu hep moda oldu. Fashion Wonderer bana pek çok imkan sağladı, kendimi ifade edebilme ve sevdiklerimi rahatça paylaşma şansı verdi, eminim ki bu blogu açma kararımdan asla pişman olmayacağım. Yabancı dilimi, yazı yazma becerimi ve tabii ki moda bilgimi geliştirdim FW sayesinde. 4 yılda belki başkasının blogu benimkinden daha başarılı ve popüler olurdu ama yine de belirli bir kitlem oldu, büyük ya da küçük fark etmez. Üzüldüğüm zamanlar tabii ki oldu ve hala oluyor ama dediğim gibi pişman değilim, gereksiz duygusallık içerdi sanırım yazım ama ilk günden olsun ya da henüz bugünden itibaren olsun yine fark etmez, bu macerama ortak olan ve beni destekleyen herkese de çok teşekkür ederim. 4 benim en sevdiğim rakamdır, uğurlu mu benim için ondan emin değilim ama blogumun bu yüzden 4. yılını kutlayabildiğim için mutluyum, 4. yılın kutlu olsun o zaman FW!

This post becomes the 255th post that I wrote on my blog, well of course if I didn’t lose any of my posts when I carried my blog from WordPress.com to WordPress.org. If you’ll ask me, when compared to other blogs, it’s actually a small number for 4 years. I always say it, you might be sick of reading it but since I’m a student, I sometimes can’t write whether because of my busyness or my laziness. That’s why I sometimes think of closing my blog or at least cancelling its domain and hosting because well, let’s be real, with this way I kind of waste my money since I’m not active. This might made the ones who follow my blog frequently sad, it makes me sad too but lots of things going on my mind for a very very long time. I actually want to keep on writing my posts via Tumblr whenever I want, on the other hand my Instagram accounts will always remain and maybe I will focus on YouTube, I really don’t know, I’ll definitely keep you updated. Anyways, lemme focus on my blog’s 4 years long history. I actually opened it in 21 June 2015 but started to write posts on 28 June. I’ve been asking myself, “Should I celebrate it on 28th?” for 4 years but since one of my friends said “Is the day a baby borns becomes his/hers birthday or the day he/she walks?” I keep on celebrating it on 21st. For the past 4 years my goal was to go beyond fashion on my posts, not sure if I managed it well but I give some space for architecture, travel and music time to time but of course fashion was the main subject always. Fashion Wonderer gave me lots of opportunities, it gave me to chance to express myself and let me share what I love freely, it’s for sure that I’ll never regret the decision of opening this blog. Because of FW, I improved my English, my writing skills and of course my fashion knowledge. In a 4 years long duration maybe somebody else’s blog could’ve been much more successful and more popular than mine but still, I had an audience, whether it’s big or small. There were times that I was upset and there are times I am upset but as I said I’m not regretful, this post is getting ridiculously emotional but whether since day one or since just today, again, it doesn’t matter, thanks so much to everyone who was a part of my journey and supported me. Fun fact, 4 is my favorite number, not sure if it’s lucky for me but that’s why I’m happy that I get to celebrate 4th years of my blog, so, happy 4th anniversary FW!

Leave a Comment

MY PLAYLIST PT.6

Pablo Picasso, Three Musicians , 1921

Yazı yazmayalı neredeyse bir ay olmuş bahanem maalesef tabii ki yine okulum. Bu meşgul günlerimde en sevdiğim ekürim tabii ki müzik bu yüzden de sizinle dinlemekten zevk aldığım şarkıları paylaşmak istedim yine.

It’s been almost a month since my last post and unfortunately my excuse is my school once again of course. Music is my favorite mate in those busy days of mine and that’s why I wanted to share the songs I enjoy listening with you all once again.

BLACKPINK | Kill This Love

Michael Jackson | You Rock My World

Jesper Kyd | Ezio & Caterina

MISO | Take Me

TaeYeon | Stress

Beyoncé | Sorry (Original Demo)

Queen | Radio Ga Ga

Bloodlines | Austin Wintory

BLACKPINK | Don’t Know What to Do

HEIZE | First Sight

DEAN | instagram

Queen | Killer Queen

BLACKPINK | Kick It

Sam Smith | I’m Not the Only One

Lenny Kravitz | Low – Edit

Halsey | Without Me

Sam Smith ft. Normani | Dancing With A Stranger

Leave a Comment

MY PLAYLIST PT.5

Henri Matisse, La Musique, 1939

Quizler, biyoloji vizesi, sunumlar, hastalık, meşguliyet ve üşenmenin sonucu olarak iki haftadır bir tane bile yazı yazmamışım. Her ne kadar blogumun adı “Fashion Wonderer” olsa da blogumda moda harici şeylere daha fazla yer vermek istiyorum o yüzden de bayadır devam etmediğim “Oynatma Listem” adlı seriye devam edeyim dedim. Şu sıralar sürekli dinlediğim şarkıları merak ediyorsanız ya da dinleyecek farklı şarkılar arıyorsanız sizi yazının devamında bekliyor olacağım.

As a result of quizes, biology midterm, presentations, sickness, busyness and procrastination, I didn’t write even a single post in the past two week. Even though my blog’s name is “Fashion Wonderer” I want to give much more space to things that are not about fashion much more so that’s why I wanted to continue to my series called “My PlayList”. If you are wondering the songs that I’m listening to nowadays or you are in search of different songs to listen, I’ll be waiting you at the rest of my post.

Sunmi | Noir

Queen | Another One Bites the Dust

Tamar Braxton | My Forever

Jonas Brothers | Sucker

Aaron Smith, Krono, Luvli | Dancin (Krono Remix)

Queen | Don’t Stop Me Now

MAMAMOO | gogobebe

Brassroots District | Repetition

Lauren Jauregui | More Than That

Madison Beer | Fools

Taemin | Want

Paramore | crushcrushcrush

The Pretty Reckless | Light Me Up

EXO | Love Shot

Justin Timberlake | Higher Higher

Dua Lipa ft. BLACKPINK | Kiss and Make Up

Chung Ha | Gotta Go

Beyoncé | All Night

India.Arie | Get it Together

Craig David ft. Sting | Rise & Fall

Miguel | Sure Thing

Leave a Comment

THE BARCELONA PAVILION


Bloggerlığa ciddi olarak başlamama katkısı olan en önemli platformlardan birisi olan Pinterest’te yıllardır sık sık gördüğüm ve her görüşte hayran olduğum yapılardan birisine, Ludwig Mies van der Rohe tarafından tasarlanmış olan bu Barselona Pavyonu nam-ı diğer Alman Pavyonu’na blogumda yer vermezsem olmazdı. Modern mimarinin öncülerinden biri olarak kabul edilen Mies’in bu tasarımı 1929 Uluslarası Fuarı’nın bir parçasıydı ve amacı da bir bakıma Almanya’nın I. Dünya Savaşı sonrası modern ve yenilikçi yapısını yansıtmaktı. İç Mimarlık okumaktan neredeyse son dakika vazgeçmiş birisi olarak size verebileceğim en kısa bilgi bu kadar, sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.

It would be a shame if I didn’t give a space to this Barcelona Pavilion aka Germany Pavilion on my blog, which is one of the buildings that I’ve been coming across a lot and admiring whenever I see on Pinterest, which is one of the most important platforms that made me start being a blogger. This design of Mies, who is accepted as one of the pioneers of modern architecture, was a part of 1929 International Exposition and purpose of this design was to reflect Germany’s modern and innovative side after First World War. As a person who gave up on studying Interior Design almost last minute, this is the shortest information I can give to you, I’m just gonna leave you and pictures alone.

Leave a Comment

HEAVEN ON EARTH: JUVET LANDSCAPE HOTEL

Birkaç gün önce Pinterest’te karşıma çıkan bu otel resmen Dünya’da bulunan bir cennet gibi: Juvet Landscape. Norveç’in güzel doğasının tam içinde bulunan mimari bir harika olan bi otel aynı zamanda henüz izleyemediğim “Ex Machina” adlı filmin çekildiği otelmiş aynı zamanda. Minimal ve etkileyici mimariye sahip bu otelin fotoğraflarını görür görmez aşık oldum ve “Ölmeden Yapılması Gerekenler” listeme burada konaklamayı ekledim. Bence benim pek konuşmama gerek yok, sizler için topladığım fotoğrafları görünce neden aşık olduğumu anlayacaksınız zaten.

This hotel that popped out of Pinterest a couple of days ago is literally like a heaven on Earth: Juvet Landscape. This hotel that is an architectural wonder that is in the beautiful nature of Norway is the hotel where the movie called “Ex Machina”, which I couldn’t watch yet, was shot in at the same time. I fell in love with this hotel that has minimal and impressive architectural features as soon as I saw its pictures and added a stay in there to my “Bucket List”. I feel like there is no need of me talking any further, you’ll understand why I fell in love with it when you see the pictures I collected for you.

Leave a Comment
       

Fashion Wonderer © 2018 by Eda Onay since 2015 | Theme by Compete Themes